
Kitabın Arka Kapağından:
Nehir söyleşi dilimizin bu kitabı gazetede yazıları, mikrofonda sözleri ve ekranda yüzüyle tanıdığımız Halit Kıvanç�a ait.
Halit Kıvanç, Babıali yokuşunu ilk tırmandığı günden bugüne birçok gazete ve dergide çalıştı, yazdı.
Milliyet�te, unutulmaz gazeteci Abdi İpekçi�nin üç yardımcısından biri olarak mutfaktaki adamlar arasındaydı.
Sonra İstanbul Expres, Tercüman, Hürriyet, Güneş…
Ve bir gün kendini mikrofon başında buldu; hayatı değişti. Radyo spikerliği yaptı, Türkiye unutulmaz maçları radyoda onun sesinden dinledi yıllarca… Spikerliğini çeşitli radyo programları ve yarışmaların sunuculukları eklendi.
Yıllar önce günlük yaşamımıza davetsizce giren televizyonun ilk transferleri arasında Halit Kıvanç vardı.
Yazar ve sunucu olarak iki yüzü aşkın ödül kazanan Halit Kıvanç, “Bugüne kadar aldığım en büyük ödül herkesin bana �Halit Ağbi�diye hitabetmesi” diyor.
Bir Koltukta Kaç Karpuz adını verdiğimiz “Halit Kıvanç Kitabı” işte böylesine zengin, gülümseten, eğlendiren, heyecanlandıran bir hayatın şimdiye kadar yazıya, mikrofona ve ekrana yansımayan yanlarını gün ışığına çıkarıyor.
Radikal Sokak Kitapları Sayfasından:
Bir Koltukta Kaç Karpuz
Aydın Engin
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Tür: Edebiyat
Yazar ve sunucu olarak iki yüze aşkın ödül kazanan Halit Kıvanç, “Bugüne kadar herkesin bana “Halit abi” diye hitap etmesi” yeter diyor. Bir Koltukta Kaç Karpuz işte böylesine zengin, gülümseten, eğlendiren, heyecanlandıran bir hayatın şimdiye kadar yazıya, mikrofona ve ekrana yansımayan yanlarını gün ışığına çıkarıyor.
birikinti.com’dan:
“Karşımda meslek yaşamı 50 yıla dayanmış bir medya ve sahne profesyoneli vardı. 50 yılın acı ve tatlı deneylerinden süzülmüş dersleri benliğine sindirmiş bir profesyonel. Ne zaman karşılaşacağını bilmediği, bilemeyeceği tersliklere, zorluklara, aksaklıklara, tuzaklara titizlikle hazırlanmış bir profesyonel. Randevularını bile hesaplayacak kadar dikkatli ve tedbirli bir profesyonel.”
Daha önce Heykel Oburu adlı söyleşi kitabını da yazan Aydın Engin, Halit Kıvanç’ı böyle anlatıyor. Yıllarca okuduğum, dinlediğim ve seyrettiğim, ama hayatı ve kişiliği hakkında pek bilgim olmayan Halit Kıvanç’ı bu kitapla birçok yönüyle tanımış oldum.
Eğitim hayatındaki ilginç olaylar, hakimlik yaptığı dönem, yazarlık yaptığı uzun yıllar, maç anlatırken yaşadıkları… Kısa sürede zevkle okuyacağınız bir kitap.
Olaylar genel olarak kronolojik ilerliyor. Bu konuda Aydın Engin’in ısrarı ve Kıvanç’ı olayları sırayla anlatmaya teşvik etmesi hoşuma gitti, diğer taraftan da çok ısrarlı tutumuyla da biraz rahatsız etti. Örneğin Halit Kıvanç bir soruya başka bir konuya dallanarak cevap verdiğinde Aydın Engin “Ama ben onu sormamıştım” benzeri tepkiler veriyor. Aydın Engin’in kitap boyunca bir başka tutumu da sorduğu soruların yanıtını ısrarla istemesi. Bu tabii ki güzel bir şey ama zaten Halit Kıvanç o soruya cevap verse tam olarak verir, demek ki tam emin değil ve onun yerine o konuyla ilgili başka bir noktaya değiniyor. Bunun gibi birkaç yer haricinde kitap, soyleşinin çok sıcak bir ortamda geçtiğini farkettiriyor.
Halit Kıvanç halkın özellikle televizyonda tek kanal olduğu zamanlarda hep gözünün önündeydi. Şimdi o günleri, yarışma programlarını, maçları anlatışını hatırlayın… İşte bu kitap kendisini daha iyi tanımamız için güzel bir fırsat.
İki alıntı:
“…benim insanlarla ilişkilerim iyidir. İyi ve çabuk ilişki kurarım. Nitekim BBC’de Türkçe servisinin başındaki Mister Mango ‘Halit gelmeden evvel diğer servislerden bize geçerken merhaba diyen azdı’ derdi. Doğru. Çünkü ben civardaki bütün servislere gidip ‘Merhaba, ben Halit Kıvanç’ım. Türkiye’den geldim. Boş vaktinizde dostluk edebiliriz’ diye dolaşıp kendime göre bir tanıtım yapmıştım.”
“Ben buraya geleceğim değil mi? Bu söyleşiyi yapacağız. Ben bu notları dün hava daha kararmadan, oturdum düzenledim. Niye? Akşam cereyan kesilebilir, bilmem ne olabilir, gece çalışamayabilirim… Bakın, bir sunuculuğa gideceğim zaman da, gece dokuzda bir iş varsa gündüzden, gece giyeceğim kıyafeti giyer, ayna karşısına geçer, bakar, sonra onları bir askıya asarım.”
0 cevap so far ↓
There are no comments yet...Kick things off by filling out the form below.